Iraktaki İşgal, Öztin Akgüç, Cumhuriyet, 24.07.05
Cumhuriyet 24.07.2005
YORUM
ÖZTİN AKGÜÇ
Savaş Kazanıldı mı?
Irak savaşını ABD kazandı mı? Bakış açımıza göre farklı yanıtlar verebiliriz. ABD'nin teknik ve ekonomik gücüne karşın Irak'ta tam bir egemenlik sağlayamadığını, direnişlerin arttığını, ABD'nin küçümsenmeyecek askeri kayıplar verdiğini, ABD'nin Irak'ta işgalci, bir yerde de tutsak konumuna düştüğünü, ABD'nin cari ve bütçe açıklarının büyüdüğünü dikkate alarak ABD'nin savaşı kazanamadığını düşünebiliriz. Buna karşı, ABD'nin istediğini elde ettiğini, Irak petrollerini kontrol altına aldığını, Irak'ın kuzeyinde de kendi denetiminde, kanatları altında bir Kürt devletinin oluşumuna olanak verdiğini, İsrail'i yakın koruma altına aldığını, İran ve Suriye için fiili bir tehdit oluşturduğunu, daha önemlisi ABD şirketlerinin, ABD ve çokuluslu petrol şirketlerinin satışlarını ve kârlarını büyük ölçüde arttırdığını görerek, savaşın emperyal güçler tarafından kazanıldığını da düşünebiliriz.
Bence savaşın asıl nedeni petrol bölgelerinin ABD denetimine geçmesi, ABD ekonomisinin canlanması, çokuluslu petrol şirketlerinin kârlarının artması olduğundan, sorunun bu açıdan irdelenmesinde yarar vardır.
Dev petrol şirketlerine ilişkin olarak Fortune dergisinin 500 büyük ABD şirketi listesinden ve internetten sağlanan bazı bilgileri aktarayım.
Görülüyor ki ilk üç sırada yer alan petrol şirketlerinin her birinin yıllık satış hasılatı, bizim ulusal gelirimizin üstünde.
Exxon Mobil, ABD 500 büyük kuruluşu sıralamasında kâr açısından 25.330 milyon USD-Dolar olarak ilk sırada yer alırken kârı 2003 yılına göre yüzde 17.8 düzeyinde artmış. Satışlarda artış yüzde 21.5 düzeyinde gerçekleşmiş.
Yine bir ABD petrol devi olan Chevron-Texaco 500 büyük ABD kuruluşu arasında 6'ncı sırada yer alıyor. Chevron'un 2003 yılına göre USD bazında satışları yüzde 29.0 düzeyinde artarken, kâr artışı yüzde 84.3 düzeyinde olmuş.
Fortune'un 500 büyük ABD kuruluşu ya da şirketi listesi, savaştan kimlerin kazançlı çıktığını ortaya koyuyor. İnsan hakları, demokratikleşme, refahın tabana yayılması, bunlar slogan olarak kalıyor, gerçekler ise bilançolarda görülüyor.
Bu köşede katıldığım bazı görüşleri, gerçekleri aktarmaya çalışıyorum. Kapitalist düzende serbest piyasa, tam rekabet olmaz, tekelleşme olur, az sayıda firmanın piyasalara egemen olduğu, yönlendirdiği oligopolitik bir yapı oluşur. Emperyalizm, yayılmacılık, kapitalist düzenin bir aşaması, bir sonucudur. Bu nedenle kapitalist düzen barışçıl değildir. ABD ekonomisinin ayakta kalabilmesi, büyük ABD kuruluşlarının kârlarının artabilmesi için, soğuk hatta sıcak savaşlara gereksinim vardır. Sorun Bush, Cheney, Wolfowitz, Perle, Rumsfeld değil, onları o mevkiye getiren güçlerdir. Bu kuklaların rolü, görevi bittiğinde yerini yeni kuklalar alır.
On binlerce sivil Iraklı ölmüş, milyonlarca Iraklı altyapıdan, konuttan yoksun kalmış, yaşam savaşımı veriyor, paralı, daha çok kırsal kesimden gelmiş ABD askeri ölüyor, yaralanıyor, Bağdat yıkılıyor, tarih yağmalanıyor, insanların ortak eserleri yok ediliyor, ne gam, petrol şirketlerinin kârları artıyor.
İnsanın biraz vicdanı olmalı, yüzü kızarmalı, G-8'ler, Bush, Blair , Afrika'ya yardımdan, borçların silinmesinden, insancıl davranışlardan söz ediyorlar. Yardım dedikleri, Irak savaşı nedeniyle petrol devlerinin kâr artışının yüzde kaçı? Dünyayı şu ya da bu şekilde soyacaksın, artan kârının yüzde belki de binde birkaçını, yoksullara yardım adı altında kullanıp insancıl olarak tanınacaksın. İnsancıl havası atacaksın. Üçe-beşe satın aldığın medyada da destek bulacaksın. Bazı bönlerde de ''Bak yardım da ediyorlar'' izlenimini uyandıracaksın. Kapitalizmin bir özelliği de bu, yüz soyup, bunun yüzde bir-ikisini insancıl amaçlar için kullanıp bir de yardımsever görüneceksin.
Bilançolardan, bu kirli savaştan kimlerin ne ölçüde kazançlı çıktığı okunuyor. Amaç insancıl değil ki, insancıl açıdan değerlendirelim. Savaşın galipleri, kazançlıları belli.
YORUM
ÖZTİN AKGÜÇ
Savaş Kazanıldı mı?
Irak savaşını ABD kazandı mı? Bakış açımıza göre farklı yanıtlar verebiliriz. ABD'nin teknik ve ekonomik gücüne karşın Irak'ta tam bir egemenlik sağlayamadığını, direnişlerin arttığını, ABD'nin küçümsenmeyecek askeri kayıplar verdiğini, ABD'nin Irak'ta işgalci, bir yerde de tutsak konumuna düştüğünü, ABD'nin cari ve bütçe açıklarının büyüdüğünü dikkate alarak ABD'nin savaşı kazanamadığını düşünebiliriz. Buna karşı, ABD'nin istediğini elde ettiğini, Irak petrollerini kontrol altına aldığını, Irak'ın kuzeyinde de kendi denetiminde, kanatları altında bir Kürt devletinin oluşumuna olanak verdiğini, İsrail'i yakın koruma altına aldığını, İran ve Suriye için fiili bir tehdit oluşturduğunu, daha önemlisi ABD şirketlerinin, ABD ve çokuluslu petrol şirketlerinin satışlarını ve kârlarını büyük ölçüde arttırdığını görerek, savaşın emperyal güçler tarafından kazanıldığını da düşünebiliriz.
Bence savaşın asıl nedeni petrol bölgelerinin ABD denetimine geçmesi, ABD ekonomisinin canlanması, çokuluslu petrol şirketlerinin kârlarının artması olduğundan, sorunun bu açıdan irdelenmesinde yarar vardır.
Dev petrol şirketlerine ilişkin olarak Fortune dergisinin 500 büyük ABD şirketi listesinden ve internetten sağlanan bazı bilgileri aktarayım.
Görülüyor ki ilk üç sırada yer alan petrol şirketlerinin her birinin yıllık satış hasılatı, bizim ulusal gelirimizin üstünde.
Exxon Mobil, ABD 500 büyük kuruluşu sıralamasında kâr açısından 25.330 milyon USD-Dolar olarak ilk sırada yer alırken kârı 2003 yılına göre yüzde 17.8 düzeyinde artmış. Satışlarda artış yüzde 21.5 düzeyinde gerçekleşmiş.
Yine bir ABD petrol devi olan Chevron-Texaco 500 büyük ABD kuruluşu arasında 6'ncı sırada yer alıyor. Chevron'un 2003 yılına göre USD bazında satışları yüzde 29.0 düzeyinde artarken, kâr artışı yüzde 84.3 düzeyinde olmuş.
Fortune'un 500 büyük ABD kuruluşu ya da şirketi listesi, savaştan kimlerin kazançlı çıktığını ortaya koyuyor. İnsan hakları, demokratikleşme, refahın tabana yayılması, bunlar slogan olarak kalıyor, gerçekler ise bilançolarda görülüyor.
Bu köşede katıldığım bazı görüşleri, gerçekleri aktarmaya çalışıyorum. Kapitalist düzende serbest piyasa, tam rekabet olmaz, tekelleşme olur, az sayıda firmanın piyasalara egemen olduğu, yönlendirdiği oligopolitik bir yapı oluşur. Emperyalizm, yayılmacılık, kapitalist düzenin bir aşaması, bir sonucudur. Bu nedenle kapitalist düzen barışçıl değildir. ABD ekonomisinin ayakta kalabilmesi, büyük ABD kuruluşlarının kârlarının artabilmesi için, soğuk hatta sıcak savaşlara gereksinim vardır. Sorun Bush, Cheney, Wolfowitz, Perle, Rumsfeld değil, onları o mevkiye getiren güçlerdir. Bu kuklaların rolü, görevi bittiğinde yerini yeni kuklalar alır.
On binlerce sivil Iraklı ölmüş, milyonlarca Iraklı altyapıdan, konuttan yoksun kalmış, yaşam savaşımı veriyor, paralı, daha çok kırsal kesimden gelmiş ABD askeri ölüyor, yaralanıyor, Bağdat yıkılıyor, tarih yağmalanıyor, insanların ortak eserleri yok ediliyor, ne gam, petrol şirketlerinin kârları artıyor.
İnsanın biraz vicdanı olmalı, yüzü kızarmalı, G-8'ler, Bush, Blair , Afrika'ya yardımdan, borçların silinmesinden, insancıl davranışlardan söz ediyorlar. Yardım dedikleri, Irak savaşı nedeniyle petrol devlerinin kâr artışının yüzde kaçı? Dünyayı şu ya da bu şekilde soyacaksın, artan kârının yüzde belki de binde birkaçını, yoksullara yardım adı altında kullanıp insancıl olarak tanınacaksın. İnsancıl havası atacaksın. Üçe-beşe satın aldığın medyada da destek bulacaksın. Bazı bönlerde de ''Bak yardım da ediyorlar'' izlenimini uyandıracaksın. Kapitalizmin bir özelliği de bu, yüz soyup, bunun yüzde bir-ikisini insancıl amaçlar için kullanıp bir de yardımsever görüneceksin.
Bilançolardan, bu kirli savaştan kimlerin ne ölçüde kazançlı çıktığı okunuyor. Amaç insancıl değil ki, insancıl açıdan değerlendirelim. Savaşın galipleri, kazançlıları belli.


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home